Kadinca hobi ve kadina dair hersey.

Kadinca hobi ve kadina dair hersey.

Kadinca hobi kadina dair hersey, elisi, dantel, örgü, yemek, saglik ve akliniza gelebilecek hersey....
 
AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
Takvim
Burclar
Günlük Burç
En iyi yollayıcılar
Nurdan
 
Shakira
 
Ayse duru
 
Aysun_Enes
 
gündüzün karanlığı
 
nur
 
sair_17
 
aslidemirci
 
cansu_altin
 
silas
 
En son konular
» HASHASLI KATMER...
Ptsi Ağus. 06, 2012 10:16 pm tarafından Nurdan

» Online Cinsel Terapi
Salı Ağus. 09, 2011 3:08 pm tarafından cansu_altin

» Degisik cicekli pecete videosu...
Çarş. Ocak 26, 2011 4:13 pm tarafından Nurdan

» Gül modeli videosu...
Çarş. Ocak 26, 2011 4:07 pm tarafından Nurdan

» Cicek modeli videosu...
Çarş. Ocak 26, 2011 4:05 pm tarafından Nurdan

» Kalp Krizi Riskinizi Biliyor Musunuz?
Çarş. Ocak 26, 2011 2:05 pm tarafından Nurdan

» Gelmeyen Baharlara
Paz Ocak 23, 2011 8:09 pm tarafından Nurdan

» Nescafe'nin Sağlıklı Kahveleri Nerelerde Satılıyor?
Çarş. Ocak 19, 2011 11:25 am tarafından aslidemirci

» BANU:NUN ARABASI
Cuma Ara. 17, 2010 5:19 am tarafından Ayse duru

» Elmadan Da Az Kalori
Cuma Ara. 17, 2010 5:06 am tarafından Ayse duru

Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 199 kişi Ptsi Tem. 31, 2017 2:54 pm tarihinde online oldu.
Günün sözü...
Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Dost siteler...
Site RehberiWebmasterim.Comtoplist site ekle tatil nette otel forex tatil
Ortaklar
bedava forum
Anahtar-kelime

Paylaş | 
 

 Dazlak gelin...

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Nurdan
ADMIN
ADMIN
avatar


Ruh hali : 3
Akrep Mesaj Sayısı : 1785
Rep gücü : 4476
Kayıt tarihi : 08/10/09
Yaş : 39
Nerden : Almanya


MesajKonu: Dazlak gelin...   Çarş. Ocak 20, 2010 5:11 pm

Şeref, Gaziantep'te oto tamirhanesi işleten yirmidokuz yaşında bir
gençtir. Ailesinin tek çocuğudur ve hayattaki yegane arzusu Zeliha ile
evlenebilmektir. Zeliha, Şeref'in yaşamında çok önemli bir noktadadır
ve iki senelik bir ilişki her iki taraf için de evlilikle bitmelidir.
Fakat Şeref, Zeliha'yı tam anlamıyla tanıyabilmiş midir? Gaziantep'ten
başlayan bu öykü çok uzaklarda noktalanıp iki insanın düşmüş olduğu
trajediyi gözler önüne koymaktadır.

İkilinin ilişkileri iyi
gidiyordu denilebilir. Fakat Zeliha, bundan bir sene önce mahallelerine
tatil için gelen Alman'cı Kenan ile tanışmıştır. Zeliha ve Kenan,
telefonda konuşmaya başlamışlardır. Şeref ise bazen Zeliha'nın
kaçamaklarını seziyordur. Bu konu yüzünden ikili zaman zaman ayrılma
noktasına kadar gelmişlerdir. Zeliha ise Kenan'la aralarında hiçbir şey
olmadığını söylemiştir her zaman. Zeliha'nın asıl amacı Gaziantep'ten
kurtulup daha iyi şartlarda yaşama arzusudur.

Şeref, evlilik
için tüm hazırlıklarını yapmıştır. Zeliha ise evliliği, her bahsi
açıldığında ileri bir tarihe ertelemektedir. Her ikisinin ailesi, bu
ilişkiyi istememektedir. Çünkü iki aile, senelerden beri bir
anlaşmazlık içindedirler. Ama durum Şeref için çok farklıdır, gözü
Zeliha'dan başkasını görmemektedir.

Bir akşam Şeref, Zeliha'nın
çalıştığı parfümericiye gider. Elinde bir demet çiçek ve cebinde bir
yüzük vardır. Artık o akşam Zeliha'ya evlenme teklifi edip bu ilişkiyi
sonuçlandıracaktır. Dükkana gider Şeref, fakat Zeliha'nın o gün işe
gelmediğini öğrenir. Telaşlanır ve hemen Zeliha'nın evine gider. Evde
bir sessizlik hakimdir. Ne olduğunu öğrenmek ister. Aile ağlamaklıdır.
Ve Şeref, aldığı cevap üzerine yıkılır. Zeliha, o günün sabahı, Kenan
için kaçmıştır Berlin'e. Zeliha, bırakmış olduğu mektupta altı aydan
beri Kenan ile görüştüğünü ve yaşamının geri kalan kısmını Almanya'da
Kenan ile geçireceğini yazmıştır. Şeref'ten ise kuru bir özür
dilemiştir mektubunun sonunda.

Şeref dengesini yitirmiş bir
vaziyette eve gider. Ne yapacağını şaşırmıştır. Uğruna ailesini gözden
çıkardığı Zeliha, onu yüzüstü bırakıp gitmiştir. Ve Şeref uğradığı
haksızlığı düşünür. Zeliha'dan bunun hesabını sormalıdır. O da
Zeliha'nın peşinden gidecektir. Evlilik için biriktirmiş olduğu tüm
parayı bu uğurda harcayacaktır. Ve Zeliha'yı bulup öldürmeyi
planlamaktadır.

Ertesi gün Zeliha'nın kızkardeşini görür.
Kardeşi, Şeref'i kendi ablasından daha çok sevmektedir. O yüzden
ablasının Almanya'daki adresini verir. Şeref, ailesine, Almanya'da
dayısının yanında tatil yapmak istediğini söyler. Ailesi, Zeliha'nın
gitmiş olmasına sevinmektedir fakat Şeref'in onun peşine gideceğini
bilmektedirler. Ne kadar ısrar etselerde Şeref tüm işlemlerini
halletmiş ve biletini almıştır. Ve Şeref Berlin'dedir...

Şeref,
Berlin'de dayısının evinde kalmaktadır. Dayısının eşi, evinde misafir
istemese de on beş gün kalacak olan Şeref'e pek sesini
çıkartmamaktadır. Çünkü Şeref sadece onbeş günlük vize alabilmiştir.
Zeliha ise her daim Şeref'in aklındadır. Tabii ki Şeref'in duymuş
olduğu öfkeyle birlikte.

Zeliha'nın adresine gider Şeref fakat
orada kimseler bulunmamaktadır. Bu işin içinden nasıl çıkacağını
düşünür. Ama ne yapıp ne edip Zeliha'yı bulmalıdır. Geçen hergün Şeref
için bir kayıptır ve vize süresi dolmaktadır.

Zeliha,
Berlin'dedir. Kenan'ın ona bulunmuş olduğu vaatleri de yanına alarak.
Kenan, Zeliha'ya evlenme vaadinde bulunmuştur en önemlisi. Güzel bir
yaşam. Değerli takılar. Herşey güzel başlamıştır. İkili cicim ayları
yaşıyordur. Aslında cicim günleri desek daha doğru olur. Çünkü bir
aydan daha fazla sürmemiştir ilişkileri. Kenan evlenmemiştir Zeliha
ile. Ve Zeliha hayalini kurduğu hiçbir şeye ulaşamamıştır. Zeliha bir
an önce evlenmek istese de, Kenan yanaşmıyordur bu isteğe.

Zeliha kendini kullanılmış hissediyordur. Tartışmalar başlamıştır.
Şiddetli tartışmalar. Kavgaların boyutunu, Zeliha'nın vücudundaki ve
suratındaki morluklardan görmek mümkündür. Kenan eve gelmeyi
seyrekleştirmiştir. Başka kadınlarla gününü gün ediyordur. Ve Kenan bir
gün, hiç dönmemek üzere çıkmıştır evden. Zeliha yalnızdır artık. Yalnız
ve hamile bir kadın...

Şeref, Berlin caddelerinde gururu
incinmiş, umutsuzca dolaşmaktadır. Elinden bir şey gelmiyordur.
Gaziantep'teki mutlu yaşamı, Berlin'de bir acıya dönmüştür. Türkler'in
yaşadıkları yerlere gider, neredeyse gördüğü her kadını Zeliha sanır.
Bu sırada vizesinin bitmesine üç gün kalmıştır. Zeliha ile olan
hesabını görmeden gitmeyecektir bu şehirden. Tek çaresi anlaşmalı bir
evlilik yapıp oturma izni almaktır.

Dayısı, Şeref'i Gaziantep'e
dönmesi için ikna etmektedir. Vizesinin bittiğini söyler. Kaçak olarak
bu ülkede barınamayacağını ve bütün bunların Zeliha için değmediğini
anlatır.Polise yakalanmaması gerektiğini defalarca vurgular. Ama
nafiledir bütün bu çabalar. Şeref burada kalacaktır ve günün birinde
elbet Zeliha'yı bulacaktır.

Şeref, polisten köşe bucak
kaçmaktadır. Tabii dayısının uyarısını dikkate almıştır fakat biraz da
abartmıştır. Polisi her gördüğünde kaçmaya başlar ve polis de
şüphelenip Şeref'i kovalar. Berlin caddelerinde kovalamaca başlamıştır.

Zeliha terkedilmiş bir kadın olarak şehirde yaşamını sürdürmektedir.
Yalnız ve terkedilmiş. O da terkedilmiştir. Beş parası kalmamıştır.
Öncelikle bir yaşlıya bakıcılık yapmaya başlamıştır. Daha sonra
caddelerde mendil satmaya. Ve en sonunda erotik telefon hatlarında
çalışmaya başlamıştır. Sokaklarda tanıştığı bir kız bulmuştur bu işi
ona. Tele kızdır artık Zeliha. Şeref bazı geceler bu telefon hatlarını
arayıp karşısındaki bayana içini dökmektedir. Dertlerini
paylaşmaktadır. Ama kaderin bir oyunu mu bilinmez, Şeref ve Zeliha bir
türlü karşılaşamamıştır bu hatlarda.

Şeref bir akşam caddede
polis arabası görür. Telaşlanır ve yine kaçmaya başlar. Polis de,
Şeref'in peşinden gider. Şeref amansızca koşmaktadır. Ve tesadüfen bir
Türk pavyonuna girer. İçeride kavga vardır. Naziler ve Türkler
dövüşmektedirler. Şeref kendini kavganın ortasında bulur ve ne olduğunu
bile anlayamadan bir araba dayak yer. Pavyonun köşesinde ise üç kişi
dazlak bir kızı dövmektedir. Şeref kızın durumunu görür ve onu
kurtarmak ister. Kızı pavyondan çıkartır ve bir parka götürür. Kızın
konuşmaya hali yoktur. Şeref, kızın kanayan suratını siler ve ikisi de
yemiş oldukları dayağın etkisiyle bankta sabahlarlar.

Sabah
olur. Kız kendine gelir ve yanında Şeref'i görür. Tokatlayarak
uyandırır. Şeref gözlerini açar ve kızı sakinleştirir. Durumu anlatır.
Kız bir nazi olduğunu söyler ona ve Türkler'in kendisini dövmüş
olduğunu anlatır. Şeref ise o gece, onu öldürülmekten kendisinin
kurtardığını ve bir teşekkür borçlu olduğunu belirtir. Kız yarım ağızla
teşekkür eder fakat yabancılardan nefret ettiğini de devamında söyler.
Şeref ise teşekkürünü ancak bir şartla kabul edeceğini belirtir.

Kız, şartı sorar. Şeref ise kendisiyle evlenmesini ister. Kız duyduğu
bu cümle karşısında Şeref'e küfür edip saldırır ve öylesine kızar ki
sinirinden bayılır. Şeref telaşlanır. Kız kendine geldiğinde durumu
anlatır ona. Ne için burada olduğunu, başından geçen herşeyi anlatır.
Ve eğer kendisiyle evlenirse yüklü bir miktarda para vereceğini söyler.
İstediği zaman boşanabileceklerini açıklar. Lisa ise kabul etmez ilk
başta fakat para konusunda anlaşırlarsa olabileceğini söyler ve
düşünmek için zaman ister.

Günler hızlı bir şekilde
ilerlemektedir. Şeref hala kaçak durumdadır ve Zeliha'yı bulamamıştır.
Bir an önce evlenmesi gerekiyordur. Zeliha... Şeref, koca Berlin'de onu
aramaktadır. Sonu olmayan bir istek, Şeref'i alıp götürmektedir.

Bir akşam eve telefon gelir. Telefondaki Lisa'dır ve teklifini kabul
ettiğini söyler. Şeref, buruk bir sevinç yaşar. Zeliha ile evleneceği
sırada hiç tanımadığı ırkçı bir Alman kızla evleniyordur. Şeref bu
durumu dayısına söyler. Evde bir şaşkınlık hüküm sürüyordur. Ailesine
haber verir. Anne ve babası şaşkınlıktan ağızlarına geleni söylerler
Şeref'e..

Karşı çıkarlar. Yabancı bir gelin istememektedirler.
Fakat Şeref, evliliği yapacağını söyler. Şeref'in büyükanne ve
büyükbabası, torunlarının mürvetini görmeden ölürlerse haklarını helal
etmeyeceklerini söylerler ve düğün isterler. Şeref bunu kabul etmez.
Ama yapacağı bir şey yoktur. Ailesi Berlin'e gelecektir. Ve işler
sandığından daha karmaşık bir hale gelir.

Şeref bu haberi
Lisa'ya söyler. Lisa bağırır çağırır ve böyle bir şeyin kesinlikle
mümkün olmadığını anlatır. Fakat Şeref, yalvarır Lisa'ya.. Sadece
düğünde bir kaç saatlik rol yapmasını ister Lisa'dan. Ve ikna eder.
Düğün hazırlıkları başlar. Sevdiği kızın kendisini ne hallere koyduğunu
düşünür Şeref ve Zeliha'ya olan öfkesi giderek artmaya başlar.

Zeliha çalıştığı işten ayrılmıştır. Karnının şişkinliği iyice belli
olmaktadır. Temizlik şirketine girmiştir. Hayatı giderek bir çıkmaza
dönmeye başlamıştır. Şeref'i düşünür gece yattığında.. Ne yapıyordur
kimbilir. Keşke yanında olsaydı diye düşünür ağlayarak.

Şeref, Lisa'ya düğünde neler yapması gerektiğini anlatır. Basit Türkçe
kelimeler öğrenmeye başlamıştır Lisa. Ama pek de başarılı olamamıştır.
Türkçe küfürler zihninde yer etmiştir genellikle. Lisa'nın aklı
oyunbazlıktadır. Bir yandan argo kelimeler bir yandan da tanışma
merasimleri. Türk örf ve adetlerini ezberlemeye çalışmaktadır. Bu iş
Lisa'nın hoşuna gitmeye başlamıştır. Aldığı parayı da düşünür. Kısa bir
süre sonra boşanacağını da. Ve düğün başlar. Tabii şenlik de.

Lisa, öğrendiği kuralları uygulamaya başlar. Her önüne gelenin elini
öper. Aşırı alkolün etkisiyle de kendini dağıtmıştır. Şeref'in babasına
moruk , annesine kocakarı bile demiştir. Şeref donakalmıştır. Lisa,
öğrendiği notları karıştırmaya başlamıştır. Tabii ki Şeref'in en zor
durumda kaldığı an, Lisa'nın piyaniste - s*kerim böyle şarkıyı oyun
havası çal-diye bağırması olmuştur. Fakat Lisa sempatik hareketleriyle
bütün hatalarını örtmüştür. Oyun havalarında coşar ve herkes şaşkınlık
içindedir..Tebessümle Lisa'yı izlerler. Ve Lisa 'nın Şeref'e, bir de
sürprizi vardır. Eline mikrofonu alır ve ezberlediği Türkçe şarkıyı
bozuk şivesiyle söyler. Salonda bir alkış kopar. Şeref donakalır.
Lisa'yı izler fakat içinde ona karşı birtakım duygular belirse de
Zeliha'yı düşünür. Ama Şeref, Lisa'dan etkilenmeye başlamıştır.

Düğün biter ve herkes evine gitmektedir. Şeref, Lisa'ya teşekkür eder
ve kiralamış oldukları ufacık dairelerine varırlar. Lisa bir an önce
boşanmak istediğini söyler ve o gece evi terkedip Berlin sokaklarındaki
gerçek hayatına döner. Şeref ise şöyle bir eve bakar. Nerede
olduğunu,neler yaptığını artık kendisi de kestiremiyordur. Yatağına
uzanır. Bir yandan Zeliha'yı bir yandan Lisa'yı düşünür. Lisa'nın, o
gece düğünde söylemiş olduğu Türkçe şarkı gelir aklına. Ve radyoda o
şarkı çalmaya başlar. Tebessümle uykuya dalar....

Lisa da evine gitmiştir. Ve aklında Şeref vardır. Ne kadar kendine inkar etse de o da Şeref'ten hoşlanmaya başlamıştır.

Lisa, bir haftadır eve uğramamıştır. Şeref meraklanıyordur. He ne kadar
anlaşmalı bir evlilik olsa da, Şeref'in kalbinde kıpırdanmalar
başlamıştır Lisa'ya karşı. Kim ne derse desin, Lisa onun resmi
karısıdır..

Zeliha, karnı burnunda çalışmaya devam etmektedir.
Bir gün rahatsızlanır ve hastaneye kaldırılır. Bir oğlan çocuk dünyaya
getirmiştir. Memleketinden uzakta, yaşamı karanlığa doğru sürüklenen
bir anne olmuştur..

Şeref bir dönercide işe başlamıştır. Zeliha'yı nasıl bulacağını düşünmektedir.
Artık
oturma izni vardır. Rahat bir vaziyette Zeliha'yı aramaya başlamıştır.
Uğramadığı yer, gitmediği makam kalmamıştır fakat Zeliha'dan herhangi
bir iz yoktur. Şeref'in ruhsal durumu giderek bozulmaya başlamıştır.

Alkol bağımlısı olmuştur. Uyuşturucu kullanmaya başlamıştır. Lisa ise,
içinde Şeref'e karşı büyüyen duyguları bastırmaya çalışıyordur. Şeref'i
özlemeye başlamıştır nedenini kendisinin bile bilemediği bir halde.

Şeref, çok sıkıntılı bir gün geçirmiştir. Kafasını dağıtmak ister ve
rastgele bir bara atar kendini. Gerekirse sabaha kadar içmeyi
düşünüyordur. İçeride Lisa'yı görür, barın önünde oturur bir vaziyette.
Ve hemen yanına gider.Lisa şaşırır. Şeref onu çok merak ettiğini ve az
da olsa özlediğini söyler. Lisa ise Şeref'e karşı boş değildir fakat
kendisinin bir nazi olması bu ilişkiyi imkansız kılmaktadır. O bir
yabancıdan hoşlanmamalıdır. Bunu kendine defalarca söylemiştir. Ve
Şeref'i tersler. Bunun anlaşmalı bir evlilik olduğunu, aralarında
herhangi birşeyin olamayacağını ve yakında mahkemeye gidip boşanma
işlemlerini halletmesini söyler. Ama bunu istemeye istemeye
söylüyordur. Aslında kalbi başka, aklı başka konuşuyordur Lisa'nın.
Şeref
ise Lisa'nın sözleri karşısında kırılmıştır. Lisa evlilik yüzüğünü
Şeref'e geri verir. Şeref, yüzüğü almak istemese de Lisa ısrar eder.

Barın kapısı bir hışımla açılmış ve içeriye üç tane dazlak girmiştir.
Sessizlik çökmüştür ortalığa. Dazlaklar, Lisa'yı görür ve uzun zamandır
aralarında bulunmadığını, bir yabancıyla evlenmenin ayıp gibi bir şey
olduğunu söylerler. Lisa bu sözler üzerine karşılık verir. Tartışma
başlar. Şeref kendini tutamaz ve sert bir şeklide Lisa'nın bir ayıp
olmadığını söyler.

Dazlaklardan biri, Şeref'in üzerine yürür ve
onu montundan çekerek yere düşürür. Bunun üzerine Şeref, dazlağa bir
yumruk sallar ve ortalık karışır. Adamlardan biri üzerinden bir bıçak
çıkarır ve Şeref'i karnından yaralar. Şeref yere yığılır. Dazlaklar
kaçmıştır. Barda Şeref ve Lisa vardır sadece. Lisa ise şok
geçiriyordur. Ağlayarak Şeref'i yerden kaldırmaya çalışır ve çığlık
çığlığa ambulans ister. Şeref Lisa'nın kollarında hayat mücadelesi
veriyordur.

Şeref hemen hastaneye kaldırılır. Çok kan
kaybetmiştir. Doktorlar acilen ameliyata alırlar Şeref'i... Ve Şeref'e
kan lazımdır. O anda bebeğinin kontrollerini yaptırmak için hastanede
bulunan Zeliha, içerideki telaşa meraklanır. Ne olduğunu öğrenmek
ister. Hemşireler ağır yaralı bir hasta olduğunu ve acilen kan
gerektiğini söylerler. Zeliha ise kan vermeye hazır olduğunu belirtir.
Zeliha'nın kanı, Şeref'e uygundur ve hemen Zeliha'nın kan vermesi
istenir. Şeref, vücuduna giren Zeliha'nın kanıyla hayata dönmüştür.
Fakat Zeliha hiçbir zaman öğrenemeyecektir Şeref'in hayatını
kurtardığını..

Aradan haftalar geçer ve Şeref tam anlamıyla
olmasa da iyileşmiştir. Hastaneden taburcu edilir. Dayısı, Şeref'i eve
götürür. Evin kapısı açıldığında Şeref şaşkınlığını gizleyemez.
İçeriden tokat
kokuları geliyordur. Holde, Türk motifleriye işlenen bir halı
uzanmaktadır. Ve mutfaktan Lisa çıkar. Giyimi değişmiştir. Şeref
kendini sanki Gaziantep'te sanmaktadır. İki insan birbirlerinden sıkı
sıkıya aşk kıpırtıları almaya başlamışlardır. Lisa ve Şeref zaman zaman
kavga edip, zaman zaman gülüşmektedirler. Şeref kimi akşam eve güllerle
gelmiştir, Lisa ise içeride içkiye boğulmuştur. Şeref onu alır yatırır.
Bazen Şeref sarhoş gelir, Lisa ona Türk kahvesi yapar. Arabesk ve punk
rock kavgaları bile oluyordur evde. Lisa kafasına fes geçirip, uzundan
bir entari giyer ve Türkçe konuşmalar yapar, Şeref ise Hitler gibi
bıyık bırakıp Almanca nutuklar atar. İkisi de bir aşka yelken
açmaktadırlar. Ve bir gece Şeref ve Lisa beraber olurlar.

Şeref, Lisa'ya artık karısı gibi bakmaktadır. Onu çok sevmektedir. Ve
Zeliha'yı bulma umudu artık yitmiştir. Yeni bir hayatı vardır. Lisa'yı
da alıp Gaziantep'e dönecektir Şeref..

Evden çıkmışlardır.
Eşyaları toplamışlardır. Karısı ile Gaziantep'te hayatının geri kalan
kısmını mutlu bir şekilde geçirecektir Şeref. Hazırlıklar yapılmıştır.
Bir kaç gün sonra Türkiye'de olacaklardır. Uçak biletlerini almaya
gidecekleri bir gün, Şeref duraksamıştır yolun ortasında. Uzakta bir
kadına bakmaktadır. Lisa ne olduğunu sormuştur. Şeref koşmaya
başlamıştır kadına doğru..

Zeliha diye bağırmıştır. Zeliha
döner ve Şeref'i karşısında görünce hareketsiz öylece kalmıştır.
Yanında bebek arabası vardır. Şeref , öylesine öfkeli ve şaşkındır ki
bebek arabasını farketmemiştir bile. Belinden tabancasını çıkarmıştır
ve Zeliha'ya doğrultmuştur. Bir yandan yaşamış olduğu acılar geliyordur
aklına bir yandan da Lisa 'yı düşünmektedir. Eli titremektedir. Bütün
bunları neden yaptığını sormuştur Zeliha'ya. Neden herşeyi berbat
ettiğini söylemiştir sesi titreyerek.

Tetiği tam çekeceği
sırada Zeliha'nın bebeği ağlamaya başlar. Ve Şeref şaşkınlık içinde
çocuğa bakmıştır. İçi burkulmuştur. Gözlerinden yaşlar süzülmeye
başlamıştır. Silahını indirmiştir ve yere çökerek haykırmaya
başlamıştır. Lisa koşarak gelmiştir Şeref'in yanına ve o da sarılmıştır
ona. İkiside ağlamaya başlamışlardır. Yemek almak için bir dükkana
giren Alman bir genç, Zeliha'nın yanına gelmiştir. Zeliha ve yerdeki
Şeref'e bakmıştır. Ne olduğunu sormuştur Zeliha'ya.. Zeliha hiç birşey
olmadığını söylemiştir ve adamın elinden tutarak bebeğiyle birlikte
uzaklaşmışlardır.

Şeref ve Lisa bu olayın ardından artık
hiçbirşeyin kendilerini mutsuz etmesine izin vermeyeceklerini
söylemişlerdir birbirlerine.. O anda uzakta bir polis arabası
belirmiştir. Arabanın içindeki , Şeref'in onu her gördüğünde kaçmaya
başladığı polistir. Şeref, polisi görünce Lisa'nın elinden sıkıca
tutarak kaçalım demiştir. Lisa ne olduğunu anlayamadan kaçmaya
başlamıştır. Fakat bu sefer polis peşlerinden gitmemiştir alıntı....




İngilizin biri bir Türk lokantasında Türk garsona "Türkleri pek sevmem çünkü Çanakkale'de bizim kardeşlerimizi katlettiler demiş.
Bizimki de:
Ne işiniz vardı orda?
demiş ve döşemiş.



:::... AKSİNİ BELİRTMEDİĞİM SÜRECE TÜM PAYLAŞIMLARIM ALINTIDIR ...:::
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kadincahobi.yetkinforum.com
 
Dazlak gelin...
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Kadinca hobi ve kadina dair hersey. :: Hayata dair :: Edebi ve Güzel Yazılar-
Buraya geçin: